USUİ REİKİ

Slayt1

Reiki Nedir ve Tarihi

Rei her yerde varolan,  Ki: ruhsal yaşam enerjisi anlamına gelmektedir. Sözcük anlamı, Japonca’da, “Evrensel Yaşam Enerjisi” anlamına gelmektedir. 1900’lü yılların başında Mikao Usui tarafından çok eski olan şifa yönteminin araştırılmasıyla ortaya çıkmıştır. Reikinin tarihi çok daha eski olmasına rağmen bu bilginin günümüze ulaşmasındaki en önemli kişi bu konuyu derinlemesine araştıran Mikao Usui’dir.

Reiki yaklaşık olarak M.Ö 5000 yıllarında Tibet uygarlığında şifa vermek için kullanılan bir yöntemdi. Tibet ezoterik uygulamaların en önemli merkezlerinden biri olarak tarihte yer almış ve günümüzde de kısmen bu özelliğini koruyan bir bölgedir. Daha sonra Reiki uygulaması gizli bir öğreti olarak tarihte yer almış ancak bu konuda eğitim alan özel kişilerce kullanılmış ve kapalı bir dünyada yaşamıştır. Reikinin daha sonradan Hz. İsa tarafından kullanıldığına inanılmaktadır. Ancak 1900 yılların başlarında Japon bir rahip olan Mikao Usui uzun yıllar Tibet’te yaptığı araştırmaların sonucunda bir gün bir mağarada meditasyon yaparken yeniden Reiki bilgisine ulaşmıştır.
Mikao Usui sahip olduğu şifa yeteneğinin korunması kaybolmaması için bu yeteneği Dr.Chujiro Hayashi’e öğretti. Dr.Chujiro Hayashi ise eşine Reiki öğretmişti ancak eşinden başka bir kadına da reiki öğretmeyi düşünüyordu. Bu sırada tedavi olmak için Reiki kliniğine gelen Bayan Hawayo Takata’ya  reikiyi öğretti. Reiki’yi Batıya tanıtan Bayan Takata’dır.
Bayan Takata 1980’deki ölümüne kadar yirmi iki Reiki üstadı yetiştirdi. Ölümünden önce, yerini torunu Phyllis Furumoto’ya bıraktı. Reiki günümüzde Batı kültürü tarafından benimsenmiş ve dünyada yaklaşık 2.000.000 insan tarafından kullanılan bir şifa yöntemidir. Batıda bir çok Reiki kliniği bulunmaktadır ve reiki alternatif tıbbın önemli bir kolu olmuştur. Faydasının çok açık olması ve şifa etkisinin gözle görülebilir olması reiki uygulayıcılarının sayısının her gün artmasında çok önemli etkenlerdir.

Dr. Mikao Usui

Dr. Usui, 1800’lü yılların sonuna doğru Japonya’da yaşamıştır. Tıp eğitimi yaptığı söylenmektedir. Aynı zamanda Hıristiyan bir rahip olduğu da onun hakkında bilinenler arasındadır.
Kilisede bir kişinin İsa’nın hastalara nasıl şifa verdiği sorusu üzerine bu konuda araştırmalara başlamıştır. Bu konuda bir diğer rivayette bir üniversitede tıp hocalığı yaptığı ve bu sorunun bir öğrenciden geldiğidir. Araştırmaları için Chicago’da 7 yıl teoloji eğitimi almış, Çince ve Sanskritçe öğrenerek eski Çin ve Hint yazıtlarını incelemiştir. Tibet seyahati onun için dönüm noktası olmuştur. Burada bir çok rahiple konuşmuş ve bir çok eski yazıtı inceleme imkanı bulmuştur.
Hindistan’a yaptığı bir seyahat esnasında şifa veren enerjiyle bağlantı kurabileceği bir formül buldu ancak bu formül onun pratikte işine yaramıyordu. Formülü kullanmayı öğrenmek için Koriyama dağına geldi ve burada 21 gün boyunca meditasyon yaptı,oruç tuttu dualar etti. Son gün tam vazgeçmişken aradığı ışık karşısında çıktı. Işıkla temas kurdu ve ışığın ona çarpmasını ölümü pahasına kabul etti. Yaşadığı bu deneyimden sonra geri şehre geri dönen Usui bundan sonra hayatını bu şifa metodunu geliştirmeye ve öğretmeye adamıştır. Japon imparatoru Tenna, Usui’yi çalışmalarından dolayı doktora ile ödüllendirmiştir.
1930’lu yıllardaki ölümüne kadar on altı öğretmene üstat uygulama yeteneğini vermiştir.

Dr.Chujiro Hayashi

Emekli bir deniz subayı olan Hayashi, üstat unvanını 1925 yılında Dr. Usui’den almıştır. İyi bir fizikçi olan Hayashi, Usui’nin kendisinden istediği Reiki’yi koruma ve bilgilerin kaybolmaması sorumluluğunu kabul ederek Dr. Usui ölmeden önce ondan reiki öğrenmiştir. Tokyo’da bir reiki kliniği kuran Dr. Hayashi bu klinikteki deneyimlerini yazılı olarak raporlamıştır. Kliniğinde çalışırken standart el pozisyonlarını, reiki aşamalarını belirlemiştir.
Bayan Takata’ya Reiki öğretmesi Reikinin batıda yayılmasının en önemli etkeni olmuştur.

Hawayo Takata

Hawayo Kawamuru göçmen bir Japon ailenin çocuğu olarak 1900 yılında Hawai’de doğmuştur. Çok ağır şartlarda büyüyen bir yaşayan Bayan Takata 23 yaşında kocasının ölümüyle iki çocuğuna yalnız bakmaya başlamıştır. Yaşam koşullarının çok ağır olması ve stres nedeniyle akciğer,mide,safrakesesi sorunları yaşayan Bayan Takata tedavisi için Japonya’ya gelmiştir. Burada doktorların acil ameliyat teşhisi koyması üzerine içinden gelen sesle başka bir tedavi yöntemi olup olmadığını soran Bayan Takata doktorundan Dr.Hayashi’nin reiki kliniğini öğrenmiştir. Bu klinikte tedavi görmeyi seçen Bayan Takata aldığı günlük tedavilerle 4 ayda iyileşti. Bu olay onun reikiye duyduğu ilgiyi daha da arttırdı ve reiki öğrenmek istedi. Dr. Hayashi bu sırada eşinden başka bir kadına da reiki öğretmeyi düşündüğünden isteği kabul etti.
Reikinin batıda tanınmasını ve yaygınlaşmasını sağlayan Bayan Takata’dır. Dr.Hayashi’nin yardımıyla Hawai’de bir reiki kliniği açan Bayan Takata Dr. Hayashi tarafından on üçüncü ve son reiki üstadı ilan edildi.
Reiki öğrenmek ve uygulamak çok kolay olduğundan Bayan Takata batı zihniyetinin reiki ye gereken değeri vermesi için reiki öğretmek için standart ücretler koymuştur. Bayan Takata 1980’deki ölümüne kadar yirmi iki Reiki üstadı yetiştirdi. Ölümünden önce, yerini torunu Phyllis Furumoto’ya bıraktı.

 

REİKİNİN BEŞ PRENSİBİ

1- Özellikle bugün öfkelenme.. Özellikle bugün özgür ve mutlu ol.

Öfke yaratan kişi ya da durum sizin kızgınlık düğmenize basar ve üzerinizde kontrol sahibi olur. Her karşılaştığınız kişiyle enerji alışverişinde bulunursunuz, her iki taraf da bu karşılaşmadan memnun ve huzurluysa enerji akışı sağlıklı ve doğaldır. Huzursuz bir karşılaşmada duygularınızın kontrolünü kaybeder ve sinirlenirsiniz, karşınızdaki sizin enerjinizi düşürür.
Sizi başkaları kızdırdığında gülümseyin ve içinizden ‘enerjimi almana izin vermeyeceğim’ diyin. Kendinizi iyi hissedeceksiniz. Öfke bir duygu seçimidir ve yapıcı olmaktan uzaktır. İçimizde öfke duyduğumuz zaman, bu duygunun derinine inmeli ve nedenini anlamaya çalışmalıyız. O anda harekete geçen enerjinin altında saklı olan niyet anlamlı bir harekete dönüştürülürse, öfke ya da kızgınlık durur.
Öfkenin asıl nedenini çözmek önemlidir. Korku genellikle öfke ile bağlantılıdır, korktuğumuz nedenlere tepki gösteririz veya yaşadığımız olaylara, kimliğimizin hangi bölümü bilincimize daha yoğun yüklenmişse onu aksettiririz.
Fiziksel düzeyde öfke duygusu, karın bölgesinde ağrılara ve sindirim bozukluklarına sebep olur.
Bir elinizi üçüncü göz çakranıza diğerini kök çakranıza koyarak pozitif olumlamalarda bulunun.

2- Özellikle bugün endişelenme, tasalanma.. Özellikle bugün sevinç duy, neşeli ol.

Endişe duygusuyla başa çıkabilmek için hayatta bir takım zorluklarla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini kabul etmemiz gerekir. Karşınıza çıkan zorluklara verdiğiniz tepkiler hayatınızı belirler. Olaylara endişelenerek tepki veriyorsanız, bütün dengenizi bozmayı seçmiş olursunuz. Bu tür olayların size bir şeyler öğretme şansını verdiğini düşünürseniz, duygularınızı yıpratmaktan korur daha mutlu bir hayata sahip olursunuz.
Bilinçaltı, olayların tehlikeli, acı ve rahatsızlık vereceğine inanır ve nasıl bir çare bulacağını bilemez. O zaman endişe duyarız. Neden korktuğumuzu bilirsek, problemi çözeriz.
Endişe, dengenin bozulmasına kök çakranın bloke olmasına neden olur. Bloke olan kök çakra stres ve kaygı duygularını körükler. Her gün mutlu olmak için kendinize zaman ayırın.

Bir elinizi kalp çakranıza, bir elinizi kök çakranıza koyun. Reiki; zihin, beden ve ruh dengenizi düzenleyecektir.

3- Özellikle bugün ekmeğini dürüstçe kazan.. Özellikle bugün dürüst ve çalışkan ol.

Dürüstlük herkes için farklı bir kavram olsa da, burada asıl olan kendimize karşı dürüst olmamızdır, kendinizden birşey çalmayın. Başkalarına yardım etmek yeteneğiniz var fakat kullanmıyorsanız, size sunulmuş olan bir hediyeyi yok sayarak kendinizden çalmış oluyorsunuz. Ayrıca ihtiyacı olanları bundan mahrum ederek onlardan da çalmış oluyorsunuz. Hayatınızı, en iyi yeteneğinizi olabildiğince dürüstce kullanarak yaşayın. Dürüstlük içinizde yaşar ve birilerinin görebileceği bir yere konmayı umursamaz.
Korku, hırs, kıskançlık, nefret, güvensizlik, sorumsuzluk gibi yakamıza yapışmış olan olumsuz duygular hayatımızı yönlendirirse bunlar; sevgi, dikkat, bilinç, sadakat, sabır gibi erdemlerle ulaştığımız şifa özelliklerimizi yok eder. Bu durumda ‘çok çalışmak’ maneviyat yolunda ciddi bir adım atmaktır.
Ruhsallık, günlük hayatımıza uygulanabiliyor, herkesin hayatına zenginlik katıyor, hayatımızı kazandığımız işlerimizle birlikte sürüyorsa anlamlıdır. Hayattaki ilişkiler ve her şey gibi, çalışmada ciddiye alınmalıdır.

Bir elinizi üçüncü göz çakranıza diğer elinizi göbek çakranıza koyarak bir süre beklerken, pozitif olumlamalarda bulunun.

4- Özellikle bugün sonsuz bereket için şükran duy.. Özellikle bugün müteşekkir ol.
Bilmeniz gereken tek şey evren bize her şeyi verir, ancak bunlar her zaman sizin istedikleriniz olmayabilir ama ihtiyacınız olanlardır. Hayatınızda büyümek ve öğrenmek için ihtiyacınız olan her şey karşınıza bir şekilde çıkar. Eğer bu gerçeği kabul eder ve kendinizi bu şekilde geliştirirseniz ruhsal olarak doğru bir yolda ilerlersiniz. Başınıza gelen aksiliklerden, karşılaştığınız problemlerden şikayet edeceğinize, bir an durun ve verilen mesajı alın, hayatınızda iyi olanları keşfedin.
Şükretmek bahşedilenin değerini anlamaktır. Şükretmek yürekten benimsendiğinde, ‘doğru olan şeylerin doğru zamanlarda’ bize geleceğini anlarız. Yaşamın size sunduklarının değerini fark ettiğiniz ve maddi bağımlılık yaratan şeylerden uzak durduğunuz zaman zevk alacak ve teşekkür etmek için ne kadar çok şeye sahip olduğunuzu göreceksiniz.

Bir elinizi üçüncü göz çakranıza diğer elinizi ense köküne koyarak dünya nimetlerine, size verilen zenginliklere şükredin.

5- Özellikle bugün yaşayan herşeye saygılı ve şefkatli ol.. Başkalarını kendin gibi sev.

Evren kurallarına göre ‘ne ekerseniz onu biçersiniz’. Sevgi yollarsanız size sevgi olarak geri dönecektir. Pozitif olun pozitif olaylarla karşılaşırsınız.. Etrafınıza yaydığınız pozitif sevgi dolu enerjiler hayatınıza uyum ve barış getirerek çevrenizdeki canlılara iyi davranmanızı sağlayacaktır. Şevkat,insanların genellikle sandıkları gibi fedakarlık değildir. Hatta sonuçta kendine hizmet eden bir mekanizmadır, çünkü veren kişiyi iyileştirir, yeniler.
Gerçek ruhsal sevgi herkesin iyiliğini ister. Sevgi ile yaklaşma, doğru olan zamanda bir gülümseme, kucaklaşma, güzel bir söz,yürekten gelen bir dilek veya anlayış… Bu Tanrı’yı başkalarında görebilmektir. Yaradanı her şeyde algılayabilir, kendimizi bir çok aynada birden görebiliriz. İçsel derinliklerinizde daha az ayrılık, daha çok birlik bulacaksınız.

Bir elinizi üçüncü göz çakranıza diğer elinizi kök çakranıza koyun. Bir süre sonra, bir elinizi boğaz çakranıza diğer elinizi kalp çakranıza koyarak, varolan tüm canlılara sevgi dolu, iyi davranacağınızı yineleyerek pozitif olumlamalarda bulunun.

Reiki’nin ruhsal yaşam kuralları daha mutlu bir yaşam için size rehberlik edecektir. Bu prensipleri uygulayabilmek için meditasyon yapın. Bu kurallar bilgeliğin armağanıdır. Her an’ı şuurlu olarak yaşayın.
Bu kurallar, davranışlarımızı düzeltmemiz ve gereksiz alışkanlıkları bırakmamız için verilmiş bazı öğütler olup, hayat hakkında daha çok düşünmemizi sağlamak amacıyla söylenmişlerdir.

 

Cevapla