Bilinçaltı Düşüncelerimiz Hayatımızı Nasıl Etkiler

bilincalti

 

BİLİNÇ -bir kişinin kendi varlığının, duyularının, düşüncelerinin, çevresinin farkında olması” olarak da tanımlanır. İç durumumuzu sorgulayarak bir şeylerin farkında oluruz ve bilinçli bir varlık olduğumuzu hissederiz ve bilincin en önemli noktası da budur. Özel olarak hissedilen “ben” bilincin temel kavramıdır. Yani benlik halimizdir. Farkında olmadan işlenen bilgi, ancak bilinçli davranışlarımızı etkiler.Bilinç kişinin iradesi ile yaptığı her şey diyebiliriz. Bilinç de önemli olan farkındalık dır.

BİLİNÇALTI ise kişinin bilincinde olmadığı, ama davranışını etkileyen ruhsal durum ise bilinçaltıdır. Hepimiz rüyalar görür, hayaller kurarız. Geleceğimizle ilgili düşüncelere dalar bazense geçmişimizi hatırlarız. Bu işlemlerin pek çoğunu istemsiz bir şekilde gerçekleştiririz. Bir anda olu verirler. Burada da bilinçaltı devreye girer. Bilinçaltı inandığımız veya kabul ettiğimiz gerçeklerin deposudur ve gerçeğe dönüştüğü yedir.

Jung’a göre bilinç ve bilinçaltı şu şekilde tanımlanır. Bilinçaltı, süresiz ve devamlıdır. Bilinç ise sınırlı ve sürelidir. Yani bilinçli bir şekilde algılamadığımız birçok şeyi bilinçaltı algılar ve kaydeder.

Bilinçaltımız neyi nasıl kaydeder? Bilinçaltımız ne geçmişte ve ne de gelecekte yaşar. O şimdi de ve An dadır. Değişimi sevmez, kelimelerden çok sembollerle ve görselle algılar. Doğru veya yanlış ayrımı yoktur. Ne verirseniz onu alır sorgulamaz. Mıknatıs gibidir. Zihninizdeki düşünce neyse onu kabul eder ve hayata geçirir. Örneğin zihninizden ben başarılı değilim, beni kimse sevmiyor, okula gidiyorsanız sınav soruları çok zor; nasıl altından kalkacağım veya bir ev satmak istiyor ama istediğiniz fiyata alacak müşterinin karsınıza çıkmayacağını düşünüyorsanız, satın almayı istediğiniz bir şey olduğunda sürekli paranız olmadığını düşünüyorsanız bu düşündükleriniz doğrultusunda inanç geliştirirsiniz. Bilinçaltı bu inançlarınızı gerçek kabul eder çünkü onun gerçeklik algısı yoktur. Doğru ve yanlışı ayırt etmez. Büyüklerimizin dediği ve hepimizin bildiği bir cümle vardır. ‘’Ne ekersen onu biçersin’’ . İşte bilinçaltımızda böyledir. Sen bana ne verirsen ben de sana onu veririm der.
Hepimiz ruhsal varlıklarız. Düşüncelerimizde varlığımız gibi enerjidir. Gece yatana kadar ki yattığımız da hemen uyumadığımız zamanı da eklersek, evrene günde yüz bin adet düşünce göndeririz. Bu düşünceler iyi-kötü, güzel-çirkin ne olursa olsun süreklilik arz ettiği zaman gerçekliğimiz olur.

Bilinçaltımız bütün evren ile bağlantıdadır ve kolektif bilinç alanına bağlıdır. Kollektif bilinç alanı evrende toplumsal olarak evrene gönderdiğimiz düşüncelerimizin inançlarımızın depolandığı yerdir. Kollektif bilgi deposudur. Biz buna kuantum bileşik alan veya evrensel bilinçaltı da diyebiliriz. Evrenin ana bilgisayarıdır. Bizleri ise terminal olarak düşünecek olursanız. Bizden giden her düşünce ve inanç orada depolanır. Ve yine aynı yolla bize gelir.

Evrenin titreşim yasası gereği hepimiz evrende dahil olmak üzere titreşim halindeyiz. Birbirimizin düşüncelerinden etkileniriz. Enerjisel olarak birbirimizi çeker veya iteriz. Çekim yasası neydi, benzer enerjiler birbirini çeker. Başkaları hakkında ürettiğimiz düşünceler bu alandan yansır ve kişilere ulaşır. Bu yüzden ne kadar olumlu ve sevgi dolu mesaj yollarsak aynı şekilde alırız. Uzun süre kendinizi kötü ve mutsuz hissettiğiniz zamanlar etrafınıza bir bakın; çevrenizde ki kişilerin de sizle aynı durumda olduğunu göreceksiniz. Neden? Çünkü titreşiminiz ve evrene verdiğiniz sinyal düşük. Ne zaman enerjinizi yükselttiniz ve sürekli o frekanstan yayın yaptığınız zaman çevrenizdeki insanlar da değişmeye başlayacaktır. Bunu izlediğiniz televizyon kanallarına benzetebiliriz. Hangi kanaldan yayın izlemek istiyorsak o yayını açarız. Ve o frekanstan yayın yapan filmi izleriz başkasını değil veya aramak istediğiniz bir kişinin telefonunu çevirdiğinizde o kişiden başka bir kişiyle görüşemeyeceğiniz gibi. Her zaman yüksekten titreşim yayın. Bizler kendi titreşimimize uygun olan şeyleri hayatımıza çekeriz.

Yanınızda olmasını istediğiniz insanların isimlerini içinizden sevgi ile tekrarlayın. Onlar hep yanınızda olacaktır.

Evren büyük bir bilgi deposudur. Eğer bir şeyi bilmek veya öğrenmek istiyorsak içinize sorun. Her şeyi bilme yeteneğimiz içimizde yatıyor. Sadece hissedelim. O kesinlikle doğrudur.

Sevgiler,

Filiz Ünlü

 

 

Hakkında Filiz Unlu

Cevapla