Evrenin Yasası Alma-Verme Döngüsü

evrenyasa

Çocukluğumuzda ailemizin bizde oluşturduğu onlarla büyüdüğümüz veya çevreden duyup hayatımıza aldığımız ve sonradan oluşturduğumuz evrenin alma-verme yasası konusundaki kalıplarımızdan bahsetmek istiyorum.

Almak ve vermek evrendeki enerji akışının iki farklı yüzüdür. Bir şeyi alırken veya verirken ki niyetimizdir önemli olan. Niyetimiz her zaman alan ve veren için mutluluk, sevgi, neşe, huzur, ahenk ve bilgi vererek bolluk –bereket, zenginlik yaratacağımızın bilincinde olmaktır.

Bu dünyada hiçbir şey bize ait değildir. Hepsi hayatımıza devam edebilmemiz içi bize verilen araçlardır. Arkadaşlarımız, dostlarımız, sevdiklerimiz, paralarımız, evimiz, arabamız vs…. hepsi hayatımıza girer ve çıkarlar. Bizim yapmamız gereken ise hayatımızı devam ettirmek için bize sunulanları sevgiyle alıp vermektir.

Eskiden hayatımdan biri gittiği zaman üzülürdüm. Neden diye günlerce kafa patlatırdım. Kendimi kaosa sokar ve hayatımı cehenneme çevirirdim. Bundan dört beş yıl önce nerdeyse on senedir arkadaş olduğumuz ve yediğimiz ve içtiğimiz ayrı gitmeyen bir aile dostumuzdan birden bire ayrıldık. Sebebini bilmiyordum ve şimdi bile bilmiyorum. Açıkçası bilmemin de bir önemi yok. O zaman kendime demiştim ki ;tamam  Filiz bu kişilerle  nerdeyse on yıl boyunca yedin içtin, hayatını paylaştın-aynı şekilde onlarda ve şimdi demek ki ayrılma zamanı gelmiş dedim ve kendilerini sevgiyle hayatımdan gönderdim. Şimdi bile aynı şeyi yaşasam aynı şeyleri söyler ve yoluma devam ederim. Hayatımın sonuna kadar belki birlikte yürüyeceğim insanlarda olacak. Ve bütün bu insanlara her zaman teşekkür ettim ve  ederim bana kattıklarından dolayı.

Gelelim kalıplarımıza J  Benim alma ve verme konusunda kalıbım vardı. Genel yaşantıma baktığımda aslında vermeyi seven ve eli açık bir insanım. Hem de her konuda bilgimi bile severek paylaşırım. Bana verileni de alıyordum ama ne şartlarda. Bin bir naz ile utanarak sıkılarak J  Halbuki verirken hiç böyle sıkıntılarım olmazdı. Bu durumda anlaşılıyor ki benim almakla ilgili bir kalıbım vardı. Aileme baktığım zaman annem aşırı derecede vermeye odaklı yaşar.  Bize de öyle öğrettiler. İnsanlara yardım edelim, biri bir şey getirdiğinde tabağını boş göndermeyelim gibi. Babama bakınca onun da eli açık. Yedirsin içirsin sever. Borç verirdi ama geriye alamazdı. Hatırladıklarımı yazınca görüyorum ki aklıma gelenler sadece vermek, almakla ilgili bir şey hatırlamıyorum. Bize vermek kadar almanın da önemini söylemedikleri için, belki de geç kızlığımda ailemle yaşadığım para ile ilgili sorunlardan dolayı alma konusunda sorun yaşıyordum. Bunu keşfettiğim zaman çalışma yaptım.

Eft ile başladım  şöyle bir cümle kurdum. ‘’ Her ne kadar para ile ilgili alma ve verme konusunda blokajım olduğunu düşünsem de kendimi seviyorum, kabul ediyorum, onaylıyorum. Ve artık kendimi tüm maddi kaynaklara açıyorum ve onları rahatlıkla paylaşmayı seçiyorum ‘’  ( bu cümleyi her şeyde kullanabilirsiniz. J )

Daha sonra düşünce tarzımı değiştirmeye başladım ve bana her geleni, bu bir toplu iğne bile olsa sevgiyle almayı kabul ettim. Zihnimi bolluk ve berekete açtım. Şimdi kendime bakıyorum da sevgiyle hem veriyor hem de alıyorum. Hatta daha da büyük düşünmeye başladım. Ve başladığım andan itibaren de her şey önüme akmaya başladı J

İhtiyacım olduğunda bir şey almak istediğim zaman alıyorum kendimi kısıtlamıyorum. Bugün param az sonra alayım diye ertelemiyorum. Önüme çıktıysa almam gerekiyorsa alıyorum. Ertelediğimiz zaman parayı tutmak istediğimizde kendimizi kısıtlarız. Akışa engel oluruz ve hayatımızın her alanında tıkanıklık başlar. Yani tıkanıklığı yaratırız.  Karşılık beklemeden kalpten yapacağımız, iyilik, yardım, bir güler yüz, bir jest , bize hiç beklemediğimiz yerden bir yardım ya da para şeklinde de gelebilir.

Verirken de alırken de herkesin en yüksek hayrına olduğunun bilincinde olmalıyız. Ve sevgiyle yapmalıyız. Önce başkaları için istemeliyiz ki diğer bütün şeyler bize akacaktır. Elbette teşekkür etmeyi de unutmamalıyız.

Düşüncelerimizin dönüştürme gücü olduğunu biliyoruz.  Düşüncelerimizi borçlarımıza, hayatımızda ki olumsuzluklara, anlaşamadığımız iş arkadaşlarımıza ve ya patronumuza, çevremizde bizi anlamadığını düşünen arkadaşlarımıza odaklamak yerine kazanımlarımıza odaklarsak hayatımıza da çok daha güzel kapılar açarız.

Bolluk ve bereketin hepimizin doğuştan hakkı olduğunu unutmadan bol ve bereketli bir yaşam dilerim.

Sevgilerimle,

Filiz Ünlü

 

 

Hakkında Filiz Unlu

Cevapla